İstisnai bazı davalar dışında vergi mahkemelerinde dava konusu edilebilecek tüm vergisel işlemler aleyhine dava açma süresi 30 gündür.
 
 En sık rastlanan vergi uyuşmazlıklarına ilişkin dava açma süreleri aşağıda tablo halinde gösterilmiştir:


 
 Dava açma süreleri:

· Tebliğ yapılan veya tebliğ yerine geçen işlemlerde, tebliğin veya tebliğ yerine geçen işlemin yapıldığı,
· Tahakkuku tahsile bağlı vergilerde, tahsilâtın yapıldığı,
· Tevkif (kesinti) yoluyla alınan vergilerde, hak sahibine ödemenin yapıldığı,
· Tescile bağlı vergilerde tescil işleminin yapıldığı,
tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Tüm resmi tatiller süreye dâhil olmaktadır.
Dava açma süresinin son günü tatil süresinin son gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar.

Adresleri belli olmayanlara ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, Vergi Usul Kanunu’na göre ilan tarihinden bir ay içerisinde vergi dairesine müracaat edilmesi veya tebligat yapılacak adres bildirilmesi istenir. Bu bir aylık süre içerisinde daireye müracaat edilmemiş ve adres bildirilmemiş ise ayın sonunda tebliğ yapılmış sayılır ve izleyen gün itibarıyla dava açma süresi başlar.

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.

Haklarında ihtiyati haciz tatbik olunanlar haczin tatbiki, gıyapta hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren, haklarında ihtiyati tahakkuk üzerine ihtiyati haciz tatbik olunanlar, ihtiyati tahakkuk sebeplerine ve miktarına haczin tatbiki, gıyapta yapılan hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren ve kendisine ödeme emri tebliğ olunanlar, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 (yedi) gün içinde dava açmalıdır.

(Tarhiyat sonrası) uzlaşma talebinde bulunulmasının dava açma süresini durdurup durdurmayacağı tartışmalı bir husustur. Ancak herhangi bir hak kaybına uğranılmaması Vergi (tevkifatı) kesintisi 30 günaçısından durdurmadığı görüşüyle hareket edilmelidir. Buna göre mükellefin veya ceza muhatabının uzlaşma kapsamında bulunan vergi ve/veya cezalar için (tarhiyat sonrası) uzlaşma talep etmesi halinde dava açma süresi, uzlaşmanın vaki olmadığına ilişkin tutanağın mükellefe tebliğ edildiği tarihe göre belirlenecektir. Dava açma süresi içerisinde uzlaşma talep edip de bu talepleri sürenin ilk onbeş günü içinde “uzlaşmanın vaki olmadığı” şeklinde tutanağa bağlananlar, bu tutanağın tebliği tarihinden itibaren kalan süre içerisinde dava açabilirler. Ancak dava açma süresi içerisinde uzlaşma talep edip de bu talepleri sürenin ilk onbeş gününden sonra veya dava açma süresinin bitmesinden sonra “uzlaşmanın vaki olmadığı” şeklinde tutanağa bağlananlar, bu tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilir.

Tarhiyat öncesi uzlaşmada ise uzlaşmanın vaki olmaması halinde vergi inceleme raporu uyarınca vergi dairesince gereken işlemlerin yapılması, yani raporda önerilen tarhiyatın, yetkili vergi dairesince yapılması ve tebliğ edilmesi beklenmelidir. Bununla birlikte; uzlaşılamayan vergi ve cezaların tarhiyat yapılıp tebliğ edilmeden de dava konusu edilebileceği yönünde Danıştay kararları bulunmaktadır. Ancak tarhiyat yapılmadan dava açılmasının mükellefe kazandıracağı herhangi bir menfaat bulunmadığından tebligatın beklenmesi yerindedir.

Düzeltilme taleplerinin reddi işlemleri aleyhine açılacak davalarda dava açma süresi, hakkında düzeltme talep edilen işlem hakkındaki otuz günlük dava açma süresinin geçip geçmediğine bağlıdır. Hatalı olduğu iddia edilen işlem hakkındaki dava açma süresi içinde veya dava açma süresi geçtikten sonra yapılan düzeltme talepleri reddedilen mükelleflerin yargı organlarına başvurma süreçleri farklıdır.

- Düzeltme talebinin yapıldığı tarihte otuz günlük dava açma süresinin geçmemiş olması halinde kalan süre içinde vergi mahkemesinde dava açılabilir.

- Düzeltme talebinde bulunulduğu tarihte, otuz (30) günlük dava açma süresinin bitmiş olması halinde ise, vergi mahkemesinde dava açma imkânı bulunmamaktadır. Mükellefler ancak düzeltme/şikâyet prosedürünü işleterek dava açma hakkında yeniden kavuşabilirler. Vergi dairesi müdürlüğünden düzeltme talebinde bulunulur ve bu talep reddedilirse Ankara’da mukim Gelir İdaresi Başkanlığı’na şikâyet yoluyla başvuru yolu açılmış olacaktır. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bu talebi reddetmesi veya altmış (60) gün içinde cevap vermemek suretiyle zımnen reddetmesi hallerinde ilgilinin dava açma hakkı yeniden doğar. Bu durumda, talebin reddi yazısının tebliğini veya cevap vermeyerek geçirilen altmış (60) günün bitimini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde, düzeltme talebini reddeden vergi dairesi müdürlüğünün bulunduğu yerdeki vergi mahkemesi nezdinde Gelir İdaresi Başkanlığı/ANKARA hasım gösterilerek dava açılabilir.

Mali tatil, her yıl 1 Temmuzdan (veya temmuz ayının ilk iş gününden sonraki günden) 20 Temmuza kadar (yirmisi dâhil) uygulanır. Dava açma süresinin mali tatile rastlaması halinde bu süre mali tatil süresince işlemeyecektir. Mali tatil nedeniyle uzayan dava açma süresinin son gününün İdari Yargılama Usul Kanunu uyarınca çalışmaya ara verme (adli tatil) süresine rastlaması durumunda ise dava açma süresi, çalışmaya ara vermenin (adli tatilin) sona erdiği günü izleyen günden itibaren 7 (yedi) gün uzayacaktır.

Adli tatil her yıl 20 Temmuzdan 31 Ağustosa kadar (otuzbiri dahil) uygulanır. 1 Eylülde yeni adli yıl başlar. Dava açma süresinin son gününün adli tatile denk gelmesi halinde bu süre çalışmaya ara vermenin (adli tatilin) sona erdiği günü izleyen günden itibaren 7 (yedi) gün uzayacaktır. Dava açma süreleri hak düşürücü sürelerdir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda öngörülmediği için mücbir sebepler (hastalık, tutukluluk, sel, yangın vs…) nedeniyle dava açma sürelerinin uzaması söz konusu değildir.  Vergi/ceza ihbarnameleri ve ödeme emirleri aleyhine açılacak davaların dava açma süresi içerisinde İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11’inci maddesi kapsamında yapılacak bir “üst makama başvuru” da dava açma süresini durdurmaz. Yani ihbarnameler veya ödeme emirleri hakkında, bu işlemleri tesis eden vergi dairesi müdürlükleri nezdinde veya üst makam sıfatıyla ilgili vergi dairesi başkanlığına/defterdarlığa veya Gelir İdaresi Başkanlığı’na başvurularak, bu işlemlerin kaldırılmasının, geri alınmasının, değiştirilmesinin talep edilmesi, normal idari işlemlerden farklı olarak dava açma süresine tesir etmemektedir. Aksi yönde Danıştay kararları ve yargı uygulamaları mevcut bulunmakla birlikte hâkim görüş bu yöndedir.

 İdare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde davaya ilişkin dilekçelerin asliye hukuk hâkimliklerine verilmesi mümkün olup evrak ilgili vergi mahkemesine ne kadar geç intikal ederse etsin dava süresinde açılmış sayılacaktır. Ancak idare ve vergi mahkemesi bulunan bir yerde bu yola gidilmesi halinde dilekçe vergi mahkemesine ulaşana kadar dava açma süresi işlemeye devam edecektir. 6352 sayılı Kanun’la aynı büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde olmakla birlikte vergi mahkemesinin bir başka ilçe sınırları olması halinde de dilekçelerin asliye hukuk hâkimliklerine verilebileceği düzenlenmiştir ancak hak kaybına uğranılmaması için dilekçelerin vergi mahkemesine teslim edilmesinde yarar vardır.

Vergi idaresine başvurularak vergi davasına konu edilebilmesi mümkün bir işlemin tesis edilmesi talep edilip de bu talep reddedilirse bu red işlemi de 30 gün içinde dava konusu edilebilir. Örneğin sakatlık indiriminden faydalanmak isteyen bir şahsın yaptığı başvurunun reddi halinde 30 gün içinde dava açılmalıdır. Ancak vergi idaresi yapılan başvuruya 60 gün içinde cevap vermezse talep 60’ıncı günde zımnen reddedilmiş sayılır ve izleyen günden itibaren 30 günlük dava açma süresi başlar.

Vergi/ceza ihbarnameleri ve ödeme emirleri dışında kalan ve fakat vergi davasına konu edilmesi mümkün işlemlerin; kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi yönünde bir taleple işlemi tesis eden makamın hiyerarşik üst makamına veya eğer böyle bir makam yoksa işlemi tesis eden makama dava açma süresi içerisinde bir başvuru yapılırsa işlemekte olan dava açma süresi durur. 60 gün içinde bir cevap verilmez ise talep zımnen reddedilmiş olur ve dava açma süresi izleyen günden itibaren işlemeye devam eder. Talebin açık bir şekilde reddedilmesi ve reddedilmiş sayılması halinde ise süre izleyen günden itibaren işlemeye devam eder. Vergi dairesi başkanlıkların, defterdarlıkların ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nın vergi daireleri açısından üst makam mahiyetini taşıyıp taşımadıkları tartışmalı bir husustur. Bu nedenle bu tür başvuruların yetkili vergi dairesi müdürlüklerine veya (bu Başkanlığın mükellefi olmak şartıyla) Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’na yapılması yerinde olacaktır.